Kategori: Zihinden Özgürlük
-
Korku
Korku En son ne zaman bir şeyden korktun?İşe alınmamaktan, hastalıktan, sevdiğin birini kaybetmekten… Korkuyu çırılçıplak, olduğu gibi hissetmeye izin mi verdin? Yoksa felsefi ve dini kalıplarla korkuya karşı kalkanlarını mı öne sürdün? Ne yaptın? Geçmişte kaç defa zihninin korku duvarlarına çarptığını hatırlar mısın? Bilir misin o duvarları yüzleşmemek için ördüğünü? Zihinden özgürleşmek, duvarları yıkıp geçmektir.…
-
Arayış
Yalnızlıktan çıkmak isterken nereye varmak ister insan? Ve bu istek, zihnin bir hikâyesi mi, yoksa bir hedef mi? Zihnin arayışı, çölde define aramak gibi, pembe bir hayal gibi… Yaklaştırmıyor hedefe, Yaklaştırıyormuş gibi yapıyor. Oyalamakla meşgul. Zihnin seni oyaladığına hiç şahit oldun mu? Aramak; Bulamamak ve esaretin diğer adı, Aramayı bırakmak özgürlüğe atılmış bir adım, Ve…
-
Canım İsterse
Canım isterse. Belki de özgürlüğün en anlaşılır ifadesi. Peki gerçekten öyle mi? Her zaman özgürlüğün ifadesi mi? Yoksa bazen zihnin bulduğu güzel bir kılıf mı? Aramak istiyorsun ama aramıyorsun, Konuşmak istiyorsun ama konuşmuyorsun, “Canım isterse… İnsan kendi söylediğine kendisi de inanıyor. Özgür olduğunu düşünüyor. Halbuki bazen zihnin inandığı bir hikâye Çünkü biraz altına indiğinde gurur…
-
Yalnızlık: Aynaların Olmadığı Bir Hayat
“Yalnızlık bir problem olmasaydı, yalnızlık hakkında ne düşünürdün? ”Hiçbir şey. “Yalnızlık: Aynaların Olmadığı Bir Hayat” nasıl olurdu? Belki o “hiçbir şey” bütün aynalar kaldırıldığında geriye kalan tek şey. İnsan kendini çoğu zaman başkalarında görür. Birinin bakışında güzel, sevgisinde değerli, ilgisinde önemli, reddinde yetersiz olduğunu düşünür. Belki yalnızlık, işte bütün bunların olmadığı bir hâldir. Hatta kendi…
-
Öğrendiklerimiz Nereye Gidiyor”
Her an bir şey öğreniyoruz.Özgürlük hakkında,uyanış hakkında,zihin hakkında…Ve daha başka şeyler. Peki,ogrendiklerimiz hafızamızda kaç gün kalıyor?Aradan üç ay, altı ay geçtiğindehâlâ hatırlıyor musun?Nereye gidiyor o öğrendiklerin?Hiç düşündün mü? Bazen her şeyi unuttuğumuzu sanırız.Başa döndüğümüzü…Oysa tohum, toprak altındayken de büyüktür. Öğrendiklerin boşa gitmedi.Sen farkında olmadan,sessizlik tarlasına ekildi.Belki hatırlamıyorsun bile.Ama bir şey değişti. Çünkü ağaç meyvesini unutur,…
-
Sabir
Sen kimsin? Nehir mi? Sandal mı? Sandalda kürekleri çeken mi? Kürekler sendeyse sandalin yönü neresi? Yok, sen sandalsan eğer, kürekler kimin elinde? Nereye gittiğini görebiliyor musun? Yok, sen nehirsen eğer, sandal senin üzerinde, kürekler de birilerinin elinde ve akış zaten devam ediyor. Akış gerçekten devam ediyor mu? Belki sandalı zor taşıyorsundur. Sabırla… Belki de sabrı…
-
Hiçbir Şey
Eskiden sık sorulan bir soru vardı: “Boş zamanlarında ne yaparsın?”. Cevaplar da aşağı yukarı belliydi. Müzik dinlerim. Film izlerim. Kitap okurum. Hâlâ soruyorlar mı bilmiyorum. Asıl merak ettiğim, artık boş zamanımız kalıyor mu? Telefon elimizde. Birkaç dakika boşluk oluştuğunda ekrana bakıyoruz. Instagram, e-posta, haberler, mesajlar… Bugünkü aklım olsa o soruya başka bir cevap verirdim: Boş…
-
Yalnızlık
Yalnızlık ne zaman başladı hayatında hatırlamazsın Doğduğun anı hatırlamazsın. Nasıl bir odada doğdun, kimler vardı, ne oldu… Sonra hayatının bilim kurgu filmi başlar. Aslında doğduğun odadan hiç çıkmamışsındır. İnsanlar girer, çıkar. Sen hariç. Ama bunun farkında değilsindir. İnsanların kahkahalarını, gözyaşlarını, dertlerini, sevinçlerini, hedeflerini, planlarını, acılarını yaşarsın. Pişman olursun, ağlarsın. Zaman geçer, tekrar pişman olursun. Bir…
-
Duygulardan Özgürleşmek
Bir şeyi yapmak için çoğu zaman doğru hissi bekliyoruz. Korkuyorsak cesaretlenmeyi, güvensizsek güvenmeyi, isteksizsek içimizden gelmesini… Sonra fark etmeden eylemi hislerimize bağlıyoruz. Korkuyorum, yapmayayım. Kendime güvenmiyorum, biraz bekleyeyim. İçimden gelmiyor, başka zaman yaparım. Peki neden? Korku varken de yürüyebiliriz. Özgüven eksikliği hissederken de konuşabiliriz. İsteksizken de yapmamız gerekeni yapabiliriz. Belki mesele korkunun yerine güveni koymak…
-
Zihnin Arka Bahçesi
Taze fasulye yapmayı bilmeyen biri mutfağa girdiğinde iki şey hisseder: Yapabilir miyim korkusu ve yapabilirim güveni.. ikisi birbirine zıt görünür ama ikisi de zihnin arka bahçesinde birdir. Belki mesele korkuyu yenmek ya da kendimizi yapabileceğimize ikna etmek değildir. İkisini de bir kenara bırakıp: “Nasıl olur bilmiyorum. Elimden geleni yaparım.” diyebilmektir. Fasulye ayıklanır, soğan doğranır, yemek…
-
Yaratım
Yaratım, Yaratımın bir tarafında çaba var. Asansöre binmek istiyorsan düğmeye basıyor ve bekliyorsun. Beklemek bile bir çaba. Ama yaratımın bir de diğer yüzü var. Çabanın yetmediği yer. Mesela yalnızlığı düşün. Şartlar değişiyor, insanlar değişiyor, sen değişiyorsun ama yalnızlık değişmiyor. Sosyal medyadan insanlara bakıyorsun. Flört sitelerini deniyorsun. Eski arkadaşlarını arıyorsun. Cafelerde insanlarla tanışıyor telefonlarını alıyorsun. Sonuç…
-
Zihin Lunaparkı
Zihnin lunaparkı: Kontrol arzusu, zıtlıkların dansı ve tükenmeyen bir çaba… Kimlik arayışıyla harmanlanan, zamanın durdurulamaz akışı.” Zihin sürekli yeni bir oyuncağa çağırır.Birinden inersin, diğerine binersin.Ama hala ayni lunaparkın içindesindir. Zihnin lunaparkından daha zengin bir lunapark var mıdır? Zihin lunaparki gibi oyalayabilen bir lunapark var mıdır?Zihnin kurduğu bu oyun dünyasını terk etme cesaretini gösterebilir misin? Ya…
-
Zihin Konum İster
Zihin konum ister. Çünkü ya kaybolmaktan korkar ya da bir liman arar. Liman, güven demektir. Zihne konum attığımız sürece o güvendedir. Bunu fark etmediğimiz zamanlarda, ona yeni konumlar atabilmek için canımızı dişimize takarız. Bilgiden mertebelerden, kavramlardan, metaforlardan medet umarız. Çoğu zaman bulamayız. Bulduğumuzu düşündüğümüzde ise büyük ihtimalle yeni bir yanılgının içindeyizdir. Ama yine de bu…
-
Zıtlıklar
Yeni bir yola girmeye niyet ettin. Heyecanlısın, umudun yüksek. Çünkü gerçekleşirse, hem iç hem de dış dünyanın standartı yükselecek. Ya zihin! O direnecek. Çünkü yenilikleri sevmez. Zıtlıkları kullanmayı sever. ilk önce şüpheyi kullanacak. Başaramazsın, olmaz, vazgeç. Direnirsen bu kez yön değiştirir. motivasyon, alkışlar Pohpohlamalar. Hadi aslanım, yaparsın basarisin, çalış, şunlara da bakmayı unutma, ötekini ihmal…
-
Teslim
Yeni denize girmiş gibisin. bu kadar çırpınmak niye Defalarca girip ciktin, her seferinde acemilik, dur artık, sakin ol, çırpınmayı bırak. Ne düşünerek, ne çırpınarak, ne de kenarda denize bakarak öğrenebilirsin suda kalmayı, Derin nefes al ve suyla kavga etme. Deniz, kendisine karşı direnenleri ve onu alt etmeye çalışanları yorar, hırpalar ve sonunda teslim alır, Kendisini…
-
İki Kimlik
İki Kimlik, Bir halde; Zihin yokluğu hakikat sanıyor. “Olmuyor.” “Yok.” “Yetişemiyorum.” “Elimden geleni yaptım.” Sürekli bir şeyleri oldurmaya çalışıyor. Her şeyi kendi yapmak, her şeye yetişmek istiyor. Sürece takılıyor, yoruluyor, şikâyet ediyor. Sonra da gücü tükenince geri çekiliyor. Başka bir halde: Yokluğa değil, çözüme bakan. Her şeyi tek başına yapmak zorunda olmadığını bilen. Sürecin içinde…
-
Özgürlük
Özgürlüğü,hep seçebilmek sandık.Önümüzde seçenekler olduğunu ve bunlardan istediğimizi seçebildiğimizölçüde özgür olduğumuzu düşündük.Halbuki zihin bütünü olduğu gibi kavrayamaz. Onu parçalara ayırır, isimlendirir, karşılaştırır. Doğru ve yanlış, iyi ve kötü, gitmek ve kalmak, yapmak ve yapmamak…Bütün, zihnin önünde seçeneklere dönüşür.Sonra zihin kendi oluşturduğu seçeneklerin arasından birini seçer.Biz de buna seçim deriz.Oysa zihnin seçimini reddetmek de özgürlük değildir.…
-
Labirent
Zihin yol bilmez. Menzili yada güzergâhı yoktur. Bu yüzden ilerlemekten çok döngüler yaşar. Aynı korkulara, aynı arzulara, aynı sorulara farklı biçimlerde tekrar tekrar döner. İnsan da zihne inandı Menzile varması için labirentten çıkması gerekiyordu. Bu sebeple hep bir çıkış aradık. Çıkarsa özgürleşecekti, yoluna devam edecekti ve sonunda Mısır’a varacaktı. Ama zihin ne yolun sahibiydi nede…
-
Özdeşleşmeden Özgürleşmeye
Doğu felsefesinin en büyük bilgelerinden Zhuangzi, bir sabah uyandığında derin bir şaşkınlık içindeydi. Gördüğü rüyayı düşündükçe zihni bulanıyordu.Rüyasında rengârenk bir kelebek olduğunu, çiçeklerin arasında neşeyle uçtuğunu görmüştü. Kelebek olduğundan o kadar emindi ki, Zhuangzi adında bir insan olduğunun farkında bile değildi.Aniden uyandı ve yeniden kendisi oldu. Ancak o andan sonra içine büyük bir şüphe düştü…
-
Endişe
Endişe, zihin için kontrol aracıdır, İnsan için ne anlama gelir? İhtimal. Bazen güçlü bir ihtimal, bazen zihin tarafından şişirilmiş bir ihtimal. Kayba karşı bir ihtimal. Sınavın, paranın, insanın, ilişkinin işin, okulun, arkadaşlığın, kariyerin kaybı. Bu ihtimallerin kaynağı kim? zihin mi? Belki de ihtimalleri endişeye dönüştürendir zihin? Ya dönüştürmeseydi? O zaman insan için ne manaya gelirdi?…
-
Pişmanlık
Bir tartışma yaşarsın.Sesler yükselir. Kapılar sert kapanır. Söylenmeyecek sözler söylenir.Bir süre sonra sessizlik çöker.İşte tam o anda zihin yeniden sahneye çıkar:“Çok pişmanım.” der.Oysa mesele suçluluktur. Fakat zihin suçluluğu sevmez. Çünkü suçluluk, onun acziyetidir. Kontrolü kaybettiğinin itirafıdır.Bu yüzden onu pişmanlığa çevirir.Çünkü pişmanlık, zihni geleceğe taşır.“Bir daha yapmam.”“Bundan sonra dikkat ederim.”“Kendimi düzelteceğim.”Böylece gözünü yaptığına değil, yapacağını söylediği…
-
Pire için Yorgan Yakar Zihin
Pire için yorgan yakar zihin. Eşinle, dostunla, sevgilinle tartışırsın. Bir de bakmışsın; kalpler kırılmış, sinirler yıpranmış. Dönüp baktığında, ortada uğruna değecek bir şey bile yoktur. Ama ilişkiler çoktan yanmıştır. Farkına bile varmazsın. Alevler söndüğünde anlarsın, nasıl bir kazığa oturduğunu. Ama iş işten geçmiştir. Çünkü ateş, yalnızca yorganı değil; sevgiyi, güveni ve kalpleri de yakmıştır. Zihin…
-
Beklentiler
Beklentiler, Hayattan, insanlardan, aşktan yada baka bir şeyden ama karşılığını alamadığını düşünüyorsun. Ve sen buna yalnızlık diyorsun. Ben ise karşılıksızlık İçindeki bu istekler çok canlı ama bu canlılık karşılık bulmuyor. Can yakıcı. Tüketir bazen insanı Birde okları kendimize döndürelim. Sen hayata ne katkı sunuyorsun? İstek var ama sende çaba var mi? akış var mi? İçin…
-
Özdeşlik Bazen Engeldir
Asansördesin.Gideceğin katın düğmesine bastın. Demire sımsıkı tutunmuşsun. İnmek için çırpınıyorsun Ama nafileDemiri suçluyorsun.Asansörü suçluyorsun.“Beklemedi” diyorsun.İnsanları suçluyorsun.“Ben inmeden çağırdılar” diyorsun. Kaçan fırsat yanında öfke ve hayal kırıklığını da getirdi. Oysa kapıyı açan demir değildi.Seni yukarı çıkaran da o değildi.Seni içeride tutan da. Bazen insan, vardığı yerden inemez. Çünkü tutunduğu şeyle kurduğu özdeşlik yüzünden artık onu bırakamaz.…
-
Sessizlik Bir Gizem
Sessizlik bir gizem, Bir ormanın derinliklerinde kaybolmuş bir ses mi? Bir filmin yönetmeni mi? Başrol oyuncusu mu? Ormanın kalbinde gizlenen gizemli bir yaratık mı? Doğanın en güzel melodisini çıkaran rüzgar mı? Yoksa uçsuz bucaksız bir çölde saklı bir hazine mi? Sessizlik Zihin Hakikat Erol Taş
-
Önyargı
İş yerindesin.Öğle vakti.Yemekhaneye girdin önyargılarınla beraberO gün ne yemek çıktığını merak etmedin.Bir tas çorba aldın.İçtin.Çok beğendin.Sonra sordun:“Bu hangi çorba?”“Brokoli.”Bir an duraksadın.Brokoli çorbası olduğunu bilseydin, belki de almayacaktın. Aslında çorbayı değil, zihnindeki brokoliyi reddedecektin.Oysa tadına baktığında ortada reddedecek bir şey kalmamıştı. Zihin, bildiğini sandığı şeylerle hüküm verir.Hakikat ise çoğu zaman, o hükümler sustuğunda görünür.Belki de bu…
-
Kendimi Ziyaret
Bugün kendime haber yolladım,Hayırlı bir iş için ziyaretine geleceğimi söyledim.Kabul etti, Çok da güzel ağırladı. Sakin ve huzurlu bir havası vardı, Enerjisi tüm odayı dolduruyordu. Varlığı, karanlık bir odaya sızan ilk sabah güneşi gibiydi Hayran kalmamak mümkün değildiEvim ile arabam olup olmadığını sormadı,Ne kadar maaş aldığımı da Merhametli olup olmadığımı, Kendimi kaybedip kaybetmediğimi,Sevginin ne demek…
-
Zihin, Bilinç ve Anlamı Değişen Kavramlar
Gerçekleri ne kadar biliyorsun? Ya zihni? Her sesi, düşünceyi ve yorumu, doğruyu ve gerçeği yansıtan bir ses sanıyorsun. Peki ya değilse? Ya kullandığı kavramlar, hakikati değil de yalnızca bulunduğun bilinç düzeyini anlatıyorsa? Ya “dua”, “merhamet”, “sevgi”, “teslimiyet”, “özgürlük” dediğin şeylerin anlamı değişebiliyorsa? Peki gerçekte anlamı değişen kavramlar mıdır yoksa onları yorumlayan mı? Tetiklenmelerin Kaynağı: Duyulmamış…
-
Fail
Fail kim? Kadim bir inanıştır, dilden dile dolaşır: İnsana en büyük kötülüğü yine kendisi yapar” derler. Yaygın olduğu kadar temelsiz ve yanlış bir kabule dönüşür. Peki, fail kim? Zihni suçlamak en kolayıdır ama o sadece kendi doğasının gereğini yerine getirir. O, başka türlü çalışmayı bilmez. Zihnin bu mekanik çırpınışlarını izleyen daha derin bir boyuta geçelim…
-
Çaresizlikten İyileşmeye
İnek rahatsızdı. Dört ayağı üzerinde duramıyordu. Veterinerler geldi. Ağzını ve iki arka ayağını bağladılar. Çırpınıyordu. Bağlarından kurtulmak istiyordu. Tabii ki çaresizdi. Veterinerler için bu çırpınış ve çaresizlik mesele olamazdı. Mesele, sadece ineği ayağı kaldırmaktı. Serum verdiler. İyileşti ve ayağa kalktı. Nereden bilsin; Özgürlük bazen dertlerin, Çare bazen çaresizliğin içinde gömülüdür. Seçim Özgürlüğü