
İki Kimlik,
Bir halde;
Zihin yokluğu hakikat sanıyor.
“Olmuyor.”
“Yok.”
“Yetişemiyorum.”
“Elimden geleni yaptım.”
Sürekli bir şeyleri oldurmaya çalışıyor. Her şeyi kendi yapmak, her şeye yetişmek istiyor. Sürece takılıyor, yoruluyor, şikâyet ediyor. Sonra da gücü tükenince geri çekiliyor.
Başka bir halde:
Yokluğa değil, çözüme bakan. Her şeyi tek başına yapmak zorunda olmadığını bilen. Sürecin içinde kaybolmak yerine yönünü koruyan. Zihnin her söylediğine teslim olmayan; gerektiğinde onu sakinleştiren, gerektiğinde motive eden. Ona yönünü gösteren.
İkisinin arasında büyük bir fark varmış gibi görünüyor.
Biri hayatın karşısında yorulurken, diğeri hayatının kontrolünü eline almış gibi.
Belki insan önce bu farkı deneyimliyor.
Ama sonra başka bir soru beliriyor:
Ya bunlar gerçekten iki ayrı kimlik değilse?
Ya ikisi de aynı işleyişin farklı biçimlerde sahiplenilmesiyse?
Ya iki kimlik de bir yanılsamaysa?
Bir yanıt yazın