Özgürlük

Özgürlük, zihnin sunduğu seçenekler arasından birini seçmek zorunda olmamaktır.


Özgürlüğü,
hep seçebilmek sandık.

Önümüzde seçenekler olduğunu ve
bunlardan istediğimizi seçebildiğimiz
ölçüde özgür olduğumuzu düşündük.

Halbuki zihin bütünü olduğu gibi kavrayamaz.
Onu parçalara ayırır, isimlendirir, karşılaştırır.
Doğru ve yanlış, iyi ve kötü, gitmek ve kalmak, yapmak ve yapmamak…

Bütün, zihnin önünde seçeneklere dönüşür.

Sonra zihin kendi oluşturduğu seçeneklerin arasından birini seçer.

Biz de buna seçim deriz.

Oysa zihnin seçimini reddetmek de özgürlük değildir.
Çünkü reddettiğimiz şey hâlâ ne yapacağımızı belirlemektedir.
Zihin “git” dediğinde sırf ona karşı çıkmak için kalıyorsak, yönümüzü yine zihin tayin ediyordur.

Tanıklık burada bir mesafe açar.

Zihnin seçimini görürüz.

Peki sonra kim seçer?

Belki bu soru bile zihne aittir.
Çünkü zihin, mutlaka bir “seçen” olması gerektiğini varsayar.
Kendisi direksiyondan kalkacaksa yerine başka birini oturtmak ister.

Bilinci.

Özü.

Ruhu.

Yeni bir “ben”i.

Bir seçen olmak gerekmeyebilir

Ve hatta seçenekler de sandığımız kadar gerçek olmayabilir.

Zihin bütünü parçalara ayırdığında seçenekler oluşuyorsa,
her seçenek labirentin yeni bir koridorudur.
Koridorların arasındaki ayrımlar duvarlara dönüşür.

Sonra zihin kendi oluşturduğu koridorların başında durup sorar:

Hangisini seçmeliyim?

Doğru koridor hangisi?

Yanlış seçim yaparsam ne olur?

Böylece labirentin mimarı ile labirentte yolunu arayan aynı olur.

Zihin duvarları oluşturur, koridorları açar, seçenekleri belirler ve sonra kendi oluşturduğu yapının içinde çıkış arar.

Bu durumda özgürlük doğru koridoru seçmek değildir.

Zihnin seçtiğinin tersini yapmak da değildir.

Belki özgürlük, zihnin önümüze koyduğu seçeneklerden birini seçmek
zorunda olmadığımızı fark etmektir.

Seçeneklerin ötesinde ne var?

Orada bir seçim var mı?

Bir seçen var mı?

Ve belki özgürlük, hangi koridordan gideceğimize karar vermek değil; koridorların gerçekliğinden şüphe edebilmektir.

Belki…

Labirent


Sende Ne Uyandırdı?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir