
Sen kimsin?
Nehir mi? Sandal mı? Sandalda kürekleri çeken mi?
Kürekler sendeyse sandalin yönü neresi?
Yok, sen sandalsan eğer, kürekler kimin elinde? Nereye gittiğini görebiliyor musun?
Yok, sen nehirsen eğer, sandal senin üzerinde, kürekler de birilerinin elinde ve akış zaten devam ediyor.
Akış gerçekten devam ediyor mu? Belki sandalı zor taşıyorsundur.
Sabırla…
Belki de sabrı yanlış anlamışsındır. Belki de akışın içinde kaybolmadan durabilmektir. Fedakârlık değildir.
Belki de sabır, zihnin bahçesinde bir duvardır ve çarpıp durduğun o duvar, seni dışarıdan koruyan değil; içeriye, kendi özüne çağıran sınırdır.
Duvar yıkılmaz. Duvar aşılmaz da…
O duvar, sadece durup kendine bakman için vardır.
Bir yanıt yazın