Burası, hayatın akışına kısa bir ara vermek isteyenler için.
Sadece hızını biraz yavaşlatacak küçük mola anları…
Belki bir sessizlik, belki bir film, belki de sadece birkaç dakika kendinle kalmak.
An #1
Karanlığa Geçmeden Önce
Işıklar kapalı. Oda karanlık. Telefon uzakta. Sadece bir müzik ve o müziğin akışında yavaşça kaybolan bir ruh. Hiçbir şey yapmamanın, sadece kendi ahengini izlemenin hafifliği…
Bu An Seni Nereye Götürüyor?
Bu deneyimin anacı seni karanlıkta bırakmak değil. Zihninin sürekli peşinden koştuğu uyaranlardan birkaç dakikalığına uzaklaşabilmek. Belki hiçbir şey değişmeyecek. Belki de ilk kez sessizliğin içinde kendine yer açacaksın
An#2
Yıldız Parkı… Belgrad Ormanı… Ya da başka herhangi bir bankta, Rüzgâr, yaprak ve kuşları sesleri arasında kaybolan bir ruh. Telefon yok
Müzik yok.
Konuşacak kimse yok.
Sadece dinlemenin verdigi huzur.
An#3
Her şeyi kapının ardında birakip
Kendisiyle baş başa kalan bir ruh…
Sessizlik dört bir yanı sararken,
Coşkuyla…
Güvenle…
Kalpten gelip dört bir yana yayılan cümleler Yağmurdan sonra yükselen toprak kokusu gibi bir tanıdık bir hâl ve
Kendisiyle kurduğu ilişkinin dayanılmaz hafifliği…
Bazı düşünceler gözle değil, kulakla daha farklı yankılanır. İstersen bu metni benim sesimden de dinleyebilirsin.
Aşağıdaki kısa kaydı dinlersen, belki kendini biraz daha duyarsın.
An#4
Kapıları kapat… Işığı kapat… Telefonu bir kenara bırak.
Şimdi… Kendini müziğin ritmine bırak.
Bir yere yetişmeye çalışma. Bir şeyi çözmeye çalışma.
Ve birkaç dakika boyunca… Düşüncelerin gelip geçmesine izin ver.
Belki de o zaman,uzun zamandır duyulmayan bir ses, usulca kendini
Bu müzik, Mola’ya eşlik etmesi için seçildi. Sana iyi gelen başka bir müzik varsa, bu deneyimi onunla da yaşayabilirsin.