
Sistemler niçin var?
genel kani: “adalet” için
yada insanın kontrol etmek için.
Firavunlar cikti, zindanlar, idamlar, toplumlari ezdiler korkuttular, Musalar cikti kurtardi. ama musalar toplumun korkmamasini anlatmaya yetmedi cunku firavunlar coktular….
Firavunlar şatafatlı hayatlar yaşarken toplum insanlar ezildi, sömürüldü. firavunların umurunda olmadı
Yunus Emrelerin Haci Bektaş Velilerin ve Mevlanalarin anlatmalari yetmedi. nasihatler ya unutuldu yada unutturuldu.
Cunku otorite, ekonomi adalet ve din ile insanların ayağından prangalari eksik etmiyordu.
Simdi soruyorum. otorite mi insanı konfora yoneltti, insan mi ozgurlugu birakip konforu terchi etti?
Konforu insan tercih etti mi demek kolay yoksa otoriteyi suçlamak mi?
Baska türlü soralim:
ipler otoritenin mi elinde yoksa insanların mi?
Ve kim daha acimasiz insanin disindaki otorite mi yoksa içindeki otorite mi?
Daha ileri gidelim:
Disaridaki otoritenin sayisi mi daha fazla içteki otoritenin mi?
hatta:
Hangisini devirmek daha zor:
dışarıdaki Firavun’u mu yoksa
insanın içine yerleşmiş Firavun’u mu?
Sistemlerden hangisini değiştirmek daha zor? dışarıdaki sistemi mi yoksa insanın içine yerleşmiş sistemi mi?
Bir yanıt yazın