
Zihin konum ister.
Çünkü ya kaybolmaktan korkar ya da bir liman arar. Liman, güven demektir.
Zihne konum attığımız sürece o güvendedir.
Bunu fark etmediğimiz zamanlarda, ona yeni konumlar atabilmek için canımızı dişimize takarız. Bilgiden mertebelerden, kavramlardan, metaforlardan medet umarız.
Çoğu zaman bulamayız. Bulduğumuzu düşündüğümüzde ise büyük ihtimalle yeni bir yanılgının içindeyizdir. Ama yine de bu çabalar zihne hizmet eder. Çünkü bu çaba, zihin için kontrol demektir.
Peki…Konum atmayı bıraktığımızda ne olur?
Yani zihnin güven sandığı şeyin bir parçasını elinden aldığımızda…
Ne olur?
Bilmiyorum.
Bilmek için yaşamak gerek
Bir yanıt yazın